<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Genel arşivleri - Selimoğlu Hukuk</title>
	<atom:link href="https://www.selimogluhukuk.com/kategori/genel-tr/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link></link>
	<description>Selimoğlu Hukuk</description>
	<lastBuildDate>Tue, 14 Apr 2026 12:51:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.selimogluhukuk.com/wp-content/uploads/2022/03/küçük-simge-150x150.png</url>
	<title>Genel arşivleri - Selimoğlu Hukuk</title>
	<link></link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tazminat Davası Nasıl Açılır?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/tazminat-davasi-nasil-acilir/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/tazminat-davasi-nasil-acilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:51:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10752</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tazminat davası nasıl açılır konusu maddi ve/veya manevi zarara uğramış kişilerce sıkça aranan konulardan biridir. Tazminat davasına konu olabilecek alacaklar birden fazla şekilde hukuki sebeple doğabilir. Bunlardan birinin varlığı tazminat hakkının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Peki bir hukuki olay neticesinde tazminat hakkının var olup olmadığını nasıl öğrenebiliriz ? Tazminat hakkı doğmuş ise nasıl talep edebiliriz [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/tazminat-davasi-nasil-acilir/">Tazminat Davası Nasıl Açılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10752" class="elementor elementor-10752" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-7415bc00 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="7415bc00" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-4cc9ee32" data-id="4cc9ee32" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-7c95f53 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="7c95f53" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Tazminat davası nasıl açılır konusu maddi ve/veya manevi zarara uğramış kişilerce sıkça aranan konulardan biridir. Tazminat davasına konu olabilecek alacaklar birden fazla şekilde hukuki sebeple doğabilir. Bunlardan birinin varlığı tazminat hakkının ortaya çıkmasına neden olabilmektedir. Peki bir hukuki olay neticesinde tazminat hakkının var olup olmadığını nasıl öğrenebiliriz ? Tazminat hakkı doğmuş ise nasıl talep edebiliriz ? Tazminat talebinin miktarını belirlerken neleri göz önünde bulundurmalıyız ? gibi tüm soruların cevabının işbu makalemizde vereceğiz.</p><h2><strong>Tazminat Nedir ?</strong></h2><p>Tazminat kelimesi çok geniş bir kavramı karşılamaktadır. Dar anlamıyla tazminat; hukuka aykırı bir eylem veya sözleşme ihlali sonucu oluşan maddi veya manevi zararın karşılanması amacıyla ödenen para, yani <strong>zarar ödencesi</strong> demektir.</p><p>Tazminat hakkının doğabilmesi için aşağıdaki unsurların gerçekleşmesi gerekmektedir:</p><ul><li>Kişi uhdesinde bir zarar meydana gelmelidir.</li><li>Bu zarar maddi ve/veya manevi bir zarar olmalıdır.</li><li>Maddi zarar söz konusu ise bu zarar, zarara uğrayan tarafından ispatlanmalıdır.</li><li>Manevi zarar söz konusu ise bu durumda hakim tarafından değerlendirme yapılır. Olayın konusuna göre kişide yarattığı elem, keder ve üzüntü göz önünde bulundurulur.</li></ul><p>İş hukuku açısından tazminat ise işçi uhdesinde doğan alacaklardır. Bu alacaklar iş sözleşmesinden kaynaklanır. İş sözleşmesinin feshi halinde işçinin talep edebileceği tazminat kalemleri şunlardır:</p><ul><li>Kıdem tazminatı,</li><li>İhbar tazminatı,</li><li>Mobbing tazminatı,</li><li>Manevi tazminatı,</li><li>İşe iade tazminatı vb.</li></ul><h2><strong>Ceza Davası Sonrası Tazminat Talebi</strong></h2><p>Ceza davası sonunda tazminat talebinde bulunulabilir. Ceza davasına dayalı bir tazminat talep edebilmek için ceza hukukundan kaynaklanan bir suç unsurunun varlığı gerekir. İşlenen suç neticesinde maddi ve/veya manevi bir zararın doğması gerekir. Tazminat, hem suç hem de haksız fiilden doğabilir. Tazminat talep edebilmenin şartları Türk Borçlar Kanununun 49. Maddesinde belirtilmiştir. Buna göre tazminat talep edebilmenin hukuki dayanağı şu şekildedir:</p><p><em>“Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.”</em></p><p>Kusur veya hukuka aykırı fiilin tespitinin ceza hukukuna bırakıldığı durumlarda bekletici mesele söz konusu olur. Tazminat hakkının doğup doğmadığının tespitini sağlayabilmek adına ceza yargılamasının neticelenmesi beklenir. Ceza davasında cezaya hükmedilmesi, kusurun varlığının tespiti halinde hukuk mahkemesinde dava açarak konuya ilişkin tazminat talebinde bulunulabilir.</p><p>Yani kişinin yapmış olduğu tek bir fiil ile hem ceza hem de özel hukuk alanında ayrı ayrı sonuçlara neden olabilir. Kişi ceza hukuku ve özel hukuk açısında ayrı ayrı cezalandırılır. Örneğin; bir kişi tarafından yaralama suçunun işlenmesi halinde ceza mahkemeleri açısından yaralama suçuna ilişkin yargılama yapılır ve bu doğrultuda hüküm verilir. Yaralama neticesinde doğan maddi (hastane masrafları, iş gücü kaybı, kaybedilen kazanç vb.), manevi (yaralama neticesinde doğan acı, üzüntü, psikolojik etkiler vb.) zararlar için ayrıca hukuk mahkemesinde maddi talepli bir dava açılmalıdır.</p><h2><strong>Trafik Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası</strong></h2><p>Trafik kazası neticesinde daha az kusurlu veya kusursuz olan taraf uğradığı zararların karşılanması amacı ile kazaya karışan kusurlu tarafa ve ilgili sigorta şirketine başvurabilir. Karşı taraftan mahrumiyet bedeli, sigorta şirketinin ödemesi gereken üst limiti aşan meblağ edilebilir. Sigorta şirketinden ise ZMMS kapsamında hasar bedeli, değer kaybı taleplerinde bulunulabilir.</p><h2><strong>Boşanma Davası Nedeni İle Maddi ve Manevi Tazminat Davası</strong></h2><p>Boşanmada kusursuz veya daha az kusurlu olan eş diğer eşten maddi ve/veya manevi tazminat talebinde bulunabilir. Yine boşanma ile yoksulluğa düşecek taraf, diğer taraftan nafaka talebinde de bulunabilecektir. Evlilik birliği içerisinde kendi kusurlarıyla diğer eşe maddi veya manevi zarar veren taraf bu hususlara ilişkin tazminat ödemek zorunda kalabilir.</p><h2><strong>İş Kazası Nedeniyle Maddi ve Manevi Tazminat Davası</strong></h2><p>Bir iş sözleşmesine dayalı olarak çalışan kişi, iş yerinde kaza geçirmesi halinde ve bu kaza ilgili Sosyal Güvenlik Kurumunca iş kazası şeklinde tespit edildiğinde işçiye tazminat isteme hakkı verilir. İşçi uğramış olduğu zararların karşılanması için işvereninden talepte bulunabilir.</p><p>İş kazası nedeniyle işverenden talep edilebilecek maddi ve manevi tazminat kalemleri aşağıdaki gibidir:</p><ul><li>Sürekli iş göremezlik tazminatı,</li><li>Geçici iş göremezlik tazminatı,</li><li>Destekten yoksun kalma tazminatı,</li><li>Tedavi, bakım ve diğer giderlere karşılık bir miktar tazminat vb.</li></ul><h2><strong>Doktor Hatasından Kaynaklanan Tazminat Davası</strong></h2><p>Doktor hatasından kaynaklanan bir sebeple maddi ve/veya manevi zarara uğrayan hasta doktor ve ilgili hastaneden maddi ve/veya manevi tazminat talebinde bulunabilir. Doktor tarafından kişiye yapılan müdahale kişinin tüm hayatını olumsuz yönde etkileyebilir. Doktor hatasından kaynaklanan tazminat davası açabilmenin ilk şartı doktorun yapmış oluğu işlemde kusurlu olmasıdır. Doktorun bilgisizliği, tecrübesizliği, uygulanan yanlış tedavi vb. durumlarda tazminat sorumluluğu doğacaktır. Fakat doktora kusur atfedilemeyen, işlem sonrası doğabilecek komplikasyonlar sebebi ile dava açılamayacaktır.</p><h2><strong>Tazminat Davaları Nerede Açılır ?</strong></h2><p>Tazminat davaları, tazminata sebep konuya göre farklı mahkemelerde açılabilir. Aile hukukundan kaynaklanan durumlarda Aile Mahkemesi, iş hukukundan kaynaklanan taleplerde İş Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemeleri vb. Kısacası maddi ve manevi tazminat talepleri, hukuk mahkemeleri alanına girmektedir.</p><h2><strong>Tazminat Davaları Ne Kadar Sürede Sonuçlanır ?</strong></h2><p>Tazminat davalarının neticelenme süresi davanın niteliğine konusuna göre değişiklik arz eder. Bu süreyi bilirkişi raporu, tanık dinlenmesi, müzekkere yazılarak bilgi, belge talebi, kusur oranının tespit edilmesi gibi hususlar belirler. Tazminat davalarının neticelenmesi ortalama 1 ila 3 yıl arasıdır.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/tazminat-davasi-nasil-acilir/">Tazminat Davası Nasıl Açılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/tazminat-davasi-nasil-acilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hakaret Davası Nasıl Açılır?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/hakaret-davasi-nasil-acilir/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/hakaret-davasi-nasil-acilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 24 Feb 2026 08:56:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10745</guid>

					<description><![CDATA[<p>Hakaret davası, hakaret olgusunun gerçekleştiği durumlarda bir takım şartların varlığı halinde açılabilir. Hakaret suçu Türk Ceza Kanununda düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanununun şerefe karşı suçlar başlığı altında düzenlenen bu suç, Türk Ceza Kanununun 125. vd. maddelerinde kendine hüküm altına alınmıştır. Hakaret davasının nasıl açılacağı konusuna girmeden önce hakaretin Türk Ceza Kanunundaki tanımına bakmak yerinde olacaktır. Hakaret [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/hakaret-davasi-nasil-acilir/">Hakaret Davası Nasıl Açılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10745" class="elementor elementor-10745" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2d1e1914 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2d1e1914" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-5a1dc01f" data-id="5a1dc01f" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-2bbb79ea elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="2bbb79ea" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Hakaret davası, hakaret olgusunun gerçekleştiği durumlarda bir takım şartların varlığı halinde açılabilir. Hakaret suçu Türk Ceza Kanununda düzenlenmiştir. Türk Ceza Kanununun şerefe karşı suçlar başlığı altında düzenlenen bu suç, Türk Ceza Kanununun 125. vd. maddelerinde kendine hüküm altına alınmıştır.</p><p>Hakaret davasının nasıl açılacağı konusuna girmeden önce hakaretin Türk Ceza Kanunundaki tanımına bakmak yerinde olacaktır. Hakaret suçu TCK’nın 125. maddesinde tanımlanmıştır.</p><h2><strong>Hakaret Nedir ?</strong></h2><p>Hakaret suçunun tanımı şu şekilde yapılmıştır:</p><p><em>“ Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden  veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir. ”</em></p><p>Yani hakaret suçunun maddi unsurlarının oluşabilmesi için bir kimseye somut nitelikte bir fiil veya olgu isnat edilmiş olmalı ve bu husus kişinin onur, şere ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte olmalıdır. Yine herhangi bir somut nitelikte bir isnat söz konusu olmasa da sövme suretiyle de bu suç vuku bulabilir.</p><p>Gıyapta hakaretin söz konusu olabilmesi için fiilin en az üç kişinin şahitliğinde gerçekleştirilmesi gerekir.</p><p>Onur, şeref ve saygınlığın sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde de hakaret suçu söz konusu olacaktır.</p><h2><strong>Hakaret Suçunun Nitelikli Halleri Nelerdir ?</strong></h2><p>Hakaret suçunun nitelikli halleri ise şunlardır:</p><ul><li>Görevinden dolayı suçun kamu görevlisine karşı işlenmesi,</li><li>Bir kimsenin; dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,</li><li>Kişinin seçmiş olduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden dolayı</li></ul><p>Faile verilecek olan ceza 1 yıldan az olamayacaktır.</p><ul><li>Hakaret suçunun alenen işlenmesi halinde de faile verilecek olan ceza altıda bir oranında artırılacaktır.</li><li>Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.</li></ul><h2><strong>Hakaret Suçu Şikayate Tabi mi ?</strong></h2><p>Hakaret suçunun soruşturulması ve kovuşturulması kural olarak şikayete tabidir. Lakin kamu görevlisine karşı suçun işlenmesi halinde ise şikayet koşulu aranmamaktadır.</p><p>Yine hakaret suçunun soruşturulması veya kovuşturulabilmesi için şikayet olgusunun belirli bir sürede gerçekleştirilmiş olması gerekir. Buna göre mağdur; hakareti ve hakaret edeni öğrendikten sonra en geç 6 aylık süre içerisinde ilgili makamlara şikayette bulunmalıdır. Mağdur, şikayet etmeden önce ölürse, veya suç ölmüş olan kişinin hatırasına karşı işlenmiş ise; ölenin ikinci dereceye kadar üstsoy ve altsoyu, eş veya kardeşleri tarafından şikayette bulunulabilir.</p><p>6 (altı) aylık süre içerisinde şikayette bulunulmaması halinde mağdur şikayet hakkını kaybedecektir. Hakaret fiilini ve failini her ne kadar öğrenmeden 6 aylık süre içerisinde şikayette bulunulabilse de öğrenme ve şikayet süresi toplamda 2 (iki) yılı geçemez. Yani fiil ve failin hakaret suçu fiilinden 2 yıl geçtikten sonra öğrenilmiş olması halinde şikayet hakkı düşmüş olacaktır. Fail hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılamayacaktır.</p><p><strong><u>Hakaret davası failin ve fiilin ilgili yargı merciine şikayet edilmesiyle açılır.</u></strong></p><h2><strong>Hakaret Suçu Önödemeye Tabi midir ?</strong></h2><p>Hakarete suçu, önödemeye tabi bir suç değil, uzlaştırma kapsamında olan bir suçtu. Fakat son dönemde yapılan kanun değişikliği ile beraber hakaret suçu (kamu görevlisine karşı işlenen hali hariç) uzlaştırma kapsamından çıkarılmış önödemeye tabi tutulmuştur. Fail önödeme ile soruşturma veya kovuşturmaya maruz kalmayacaktır.</p><p>Önödemeyi kabul eden fail hakkında soruşturma açılamaz, kovuşturma aşamasına geçilemez. Bir şekilde önödeme hükümleri uygulanmadan kovuşturma aşamasına geçilmiş ve dava açılmış ise önödeme teklif edilir. Önöndeme fail tarafından kabul edilmesi halinde davanın düşmesine karar verilir.</p><h2><strong>Hakaret Suçu Uzlaşmaya Tabi midir ?</strong></h2><p>Hakaret suçu, son yapılan kanun değişikliklerinden önce uzlaşmaya tabi idi. Yapılan kanun değişikliklerinden sonra hakaret suçu uzlaşmaya tabi suçlar arasından çıkarılmış olup önödemeye tabi suçlar kapsamına alınmıştır.</p><h2><strong>Karşılıklı Hakaret Suçu</strong></h2><p>Hakaret suçunun karşılıklı işlenmesi halinde iki durum söz konusu olur:</p><ol><li>Olayın duruma göre tarafların her ikisine de ceza verilmeyebilir veyahut</li><li>Taraflardan her ikisine veya ikisinden birine verilebilecek olan ceza üçte birine kadar indirilebilir.</li></ol><h2><strong>Haksız Fiile Karşı Hakaret Suçu</strong></h2><p>Haksız fiile maruz kalan kişi tarafından hakaret suçunun işlenmesi halinde faile verilecek olan ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi ceza da verilmeyebilir.</p><h2><strong>Kişinin Hatırasına Hakaret Suçu</strong></h2><p>Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır.</p><p>Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.</p><h2><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></h2><ul><li><strong>Hakaret suçu hangi mahkemede görülür ?</strong></li></ul><p>Hakaret suçunun yargılaması asliye ceza mahkemelerinde yapılır.</p><ul><li><strong>Hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır ?</strong></li></ul><p>Hakaret suçunda şikayet süresi fail ve fiili öğrenmeden itibaren 6 (altı) aydır. Bu süre herhalde iki yılı geçemeyecektir.</p><ul><li><strong>Hakaret suçunun cezası nedir ?</strong></li></ul><p>Hakaret suçu failene üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası verilir.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/hakaret-davasi-nasil-acilir/">Hakaret Davası Nasıl Açılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/hakaret-davasi-nasil-acilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doktor Hatası (Malpraktis)</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/doktor-hatasi-malpraktis/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/doktor-hatasi-malpraktis/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 19 Feb 2026 07:42:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10741</guid>

					<description><![CDATA[<p>Doktor hatası diğer adıyla malpraktis ; hekimin bilgisizliği, tecrübesizliği veya ilgisizliği sebebi ile hastanın zarar görmesidir. Zarar gören hastanın şartları karşılaması halinde ilgili hastane ve/ veya doktordan tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu durumda maddi ve/veya manevi tazminat söz konusu olabilir. Yine malpraktis, Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 13. Maddesinde de tanımlanmıştır. Buna [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/doktor-hatasi-malpraktis/">Doktor Hatası (Malpraktis)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Doktor hatası diğer adıyla malpraktis ; hekimin bilgisizliği, tecrübesizliği veya ilgisizliği sebebi ile hastanın zarar görmesidir. Zarar gören hastanın şartları karşılaması halinde ilgili hastane ve/ veya doktordan tazminat talep etme hakkı bulunmaktadır. Bu durumda maddi ve/veya manevi tazminat söz konusu olabilir.</p>
<p>Yine malpraktis, Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kurallarının 13. Maddesinde de tanımlanmıştır. Buna göre malpraktis <strong><em>“Bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi &#8220;hekimliğin kötü uygulaması&#8221; anlamına gelir.”</em></strong></p>
<h2><strong>Hangi Haller Malpraktis (Doktor Hatası) Olarak Kabul Edilebilir ?</strong></h2>
<p>Doktorun yapmış olduğu işlemlerin sonucunda oluşan her olumsuz durum malpraktis olarak kabul edilmez. Lakin bu durumda doktorların mesleklerini icra edebilmeleri mümkün olmayacaktır. Yapılan işlemin, tedavinin sonucu olarak komplikasyonlar oluşabilir. İşlemler, tedavi, teşhis vb. hususlar tıbben uygun bir şekilde yapılmış, doktor veya hastaneye yüklenebilecek bir kusur bulunmuyor ise bu durumda tazminat söz konusu olmayacaktır.</p>
<p>Doktor hatası olarak kabul edilebilecek unsurlardan bazıları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Hastalık teşhisinin yanlış konulması,</li>
<li>Uygulanan tedavinin hastalığa uygun olmaması,</li>
<li>Ameliyat sırasında kasten veya ihmalen yapılan hatalar,</li>
<li>İyileşme sürecinde hastanın takip edilmemesi,</li>
<li>Hastanın tedavi sürecinde ihmal edilmesi vb.</li>
</ul>
<p>Durumlarda hastanın zarara uğraması halinde tazminat yükümlülüğü söz konusu olabilecektir.</p>
<h2><strong>Malpraktis Sebebiyle Tazminat</strong></h2>
<p>Malpraktis sebebi ile maddi ve/veya manevi tazminat talep edilebilmesi mümkündür. Maddi ve/veya manevi tazminat yükümlülüğünün doğabilmesi için kusur aranır. Kusur olgusu kasten gerçekleşebileceği ihmalen de olabilir. Bu durumda hekim ve hastanenin tazminat ödeme yükümlülüğü doğabilir. Hastanın böyle bir durumda usule uygun bir şekilde yetkili ve görevli merciye başvurması gerekir.</p>
<p>Tazminat sorumluluğu aşağıdaki hallerden birinin gerçekleşmesi ile doğabilir:</p>
<ul>
<li>Doktorun; hastayı, hastalık geçmişini yeterli bir şekilde incelememesi, gerekli tetkikleri yapmaması veya eksik yapması vb. durumlarda teşhis aşamasında malpraktisten söz edebilmek mümkündür.</li>
<li>Hastaneye başvuran kişinin tıbbi tedavilerinin yapılmaması, eksik yapılması, hastaya yanlış tedavi uygulanması, hatalı ameliyat yapılması, hastaya işlem yaparken steril bir ortamın olmaması vb. sebepler ile tedavi aşamasında hastaya bir zarar verilmesi halinde ise yine malpraktisin varlığından söz edilebilecektir.</li>
<li>Hastanın iyileşme sürecinde gerekli kontrollerinin yapılmaması, ihmal edilmesi, tedaviye uygun hareket edilmemesi hallerinde de malpraktisin varlığı kabul edilir.</li>
</ul>
<p>Peki malpraktisin varlığı halinde hastanın başvurabileceği hukuki yollar nelerdir ? Hasta bu durumda hastane masrafları, iş göremezlik vb. hususlar için maddi tazminat davası açabilir. Malpraktis sebebi ile bedeni zarara uğrayan, sakat kalan, uzvu kesilen, acı- keder ve elem içerisine düşen vb. kişiler ise maddi tazminatın yanında manevi tazminat talebinde de bulunabilir.</p>
<h2><strong>Malpraktis Sebebi İle Tazminat Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme</strong></h2>
<p>Malpraktis sebebi ile tazminat davası açılabilecek durumlarda kanun görevli mahkeme konusunda ayrıma gitmiştir. Buna göre;</p>
<ul>
<li>Bağımsız çalışan doktorlar, özel hastaneler aleyhine açılacak davalarda görevli mahkemeler, tüketici mahkemeleridir. Zarara uğrayan hasta yetkili tüketici mahkemesine yazılı bir dilekçe ile başvurarak maddi ve/veya manevi tazminat talebinde bulunabilir.</li>
<li>Kamu (devlet) hastanelerinde veya vakıf üniversitesi hastanelerinde malpraktisin söz konusu olduğu hallerde ise idare mahkemeleri yetkili ve görevlidir. Yine hasta tarafından maddi ve/veya manevi tazminat talebi yazılı bir dilekçe ile idare mahkemesine başvurularak yapılabilir.</li>
</ul>
<p>Görevli mahkemeler; doktor hatasının yapıldığı hastane vasfına göre değişmekte iken yetkili mahkeme ise aynıdır. Lakin bu durumda genel yetki söz konusudur.</p>
<p>Maddi ve/veya manevi tazminat talep edilebilecek yetkili tüketici veya idare mahkemesi; malpraktisin yapıldığı yerde yetkili olan mahkemedir. Buradaki yetki dava açılma zamanı göz önünde bulundurularak belirlenir.</p>
<p>Görevsiz veya yetkisiz mahkemede dava açılması halinde hastanın maddi ve/veya manevi tazminat talepleri reddedilebileceği gibi olası hak kayıplarına uğramak da son derece mümkündür. Bu sebeple dava açmadan önce alanında uzman bir hukukçudan destek almak son derece önemlidir.</p>
<p><strong>Sıkça Sorulan Sorular</strong></p>
<ul>
<li><strong>Malpraktis nedir ?</strong></li>
</ul>
<p>Malpraktis diğer adıyla doktor hatası, bir doktorun hastaya teşhis, tedavi veya tedavi sonrası iyileşme sürecinde kasten veya ihmalen hata yapması ve bu hatanın sonucunda hastanın zarar görmesidir.</p>
<ul>
<li><strong>Malpraktis durumunda dava açılabilir mi ?</strong></li>
</ul>
<p>Malpraktisin söz konusu olduğu hallerde dava açılabilmesi mümkündür. Açılan bu davalar maddi talepli olabileceği gibi doktorunda cezai sorumluluğu söz konusu olabilmektedir.</p>
<ul>
<li><strong>Malpraktis (doktor hatası) sebebi ile tazminat davası açılabilir mi ?</strong></li>
</ul>
<p>Mapraktis sebebi ile hasta tarafından maddi ve/veya manevi tazminat davası açılabilir.</p>
<ul>
<li><strong>Malpraktis tazminat davası hangi mahkemede açılır ?</strong></li>
</ul>
<p>Malpraktis sebebi ile maddi/veya manevi tazminat davaları hastanenin ve doktorun statüsüne göre değişiklik gösterebilir. Bağımsız doktor veyahut özel hastanenin söz konusu olduğu durumlarda görevli mahkemeler, tüketici mahkemeleri iken; kamu hastanelerinin taraf olduğu durumlarda ise görevli mahkemeler idari mahkemeleridir.</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/doktor-hatasi-malpraktis/">Doktor Hatası (Malpraktis)</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/doktor-hatasi-malpraktis/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Velayet Davası Nasıl Açılır ?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/velayet-davasi-nasil-acilir/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/velayet-davasi-nasil-acilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Dec 2025 13:44:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10729</guid>

					<description><![CDATA[<p>Velayet davası çocuğun velayetinin kendisini verilmesini isteyen tarafça açılan bir davadır. Kural olarak evlilik birliği içerisinde doğmuş olan çocuğun velayeti hem anne hem de babadadır. Yani ortak velayet söz konusudur. Ortak velayete sahip olan anne ve baba velayeti eşit haklarda kullanırlar. Çocuğun velayeti her ne kadar anne ve babanın ortak olduğu hukuki statü içerisinde olsa [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/velayet-davasi-nasil-acilir/">Velayet Davası Nasıl Açılır ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10729" class="elementor elementor-10729" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1e651c8a elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1e651c8a" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-37efc43" data-id="37efc43" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-5f96548e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="5f96548e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Velayet davası çocuğun velayetinin kendisini verilmesini isteyen tarafça açılan bir davadır. Kural olarak evlilik birliği içerisinde doğmuş olan çocuğun velayeti hem anne hem de babadadır. Yani ortak velayet söz konusudur. Ortak velayete sahip olan anne ve baba velayeti eşit haklarda kullanırlar.</p><p>Çocuğun velayeti her ne kadar anne ve babanın ortak olduğu hukuki statü içerisinde olsa da mahkeme tarafından velayet hakkı eşlerden yalnızca birine verilebileceği gibi eşlerin her ikisinden de alınabilir.</p><h2><strong>Velayet Davası Nedir ?</strong></h2><p>Velayet davasının nasıl açılacağına değinmeden önce davanın tanımını yapmakta fayda olacaktır. Öncelikle velayet, anne ve babaya yüklenenin yasal zorunluluktur. Bu yasal zorunluluğun içerisinde çocuğun bakım, sağlık, eğitim vb. giderleri mevcuttur. Velayet talebi boşanma davası ile ileri sürülmüşse, çocuğun kimde kalacağına hakim boşanma kararı ile beraber verir. Çocuğun velayetinin kimde kalacağı belirlenirken çocuğun menfaati esas alınır. Çocuğun menfaati kimin yanında kalmaya uygun olursa hakim velayeti o eşe verir.</p><p>Boşanma davası neticesinde çocuğun velayeti eşlerden birine verilir. Velayet kendisine verilmeyen eş sonrasında dava açarak çocuğun velayetinin kendine verilmesini talep edebilir. Boşanma neticesinde kendisine velayetin verilmediği tarafın çocuğun velayetini alabilmek adına açtığı davaya velayet davası denir.</p><h2><strong>Velayet Davası Ne Şekilde Açılır ?</strong></h2><p>Velayet davası yazılı bir dilekçe ile yetkili Aile Mahkemesine başvurmak sureti ile açılır. Yetkisiz veya görevsiz mahkemede dava açılması halinde davanın usulden reddine karar verilecektir. Davanın reddedilmemesi ve hak kaybına uğranılmaması için hukuki destek alınması son derece önem arz etmektedir.</p><h2><strong>Velayet Davası Nerede Açılır ?</strong></h2><p>Velayet davasında yetkili ve görevli mahkeme ilgili kanunda belirtilmiştir. Buna göre velayet davasında yetkili ve görevli mahkeme, davalının yerleşim yeri Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin olmadığı yerlerde ise görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.</p><h2><strong>Velayet Davası Kime Karşı Açılır ?</strong></h2><p>Velayet davasında davacı, çocuğun velayetini isteyen taraf iken davalı ise velayeti elinde bulundurandır.</p><h2><strong>Velayet Davası Ne Zamana Kadar Açılabilir ?</strong></h2><p>Velayet davasında herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre söz konusu değildir. Velayeti almak isteyen taraf iddialarını deliller ile güçlendirmelidir. Çocuğun menfaati söz konusu olduğundan dava her zaman açılabilir. Çocuğun menfaati her şeyin önünde tutulmuştur. Bu sebep ile dava açmayı bir süre ile kısıtlamak çocuğun menfaatlerine aykırı olacaktır.</p><h2><strong>Velayet Davası Ne Kadar Sürer ?</strong></h2><p>Velayet davasının sonuçlanma süresi davanın açıldığı mahkemenin iş yoğunluğuna göre değişiklik göstermektedir. Lakin ortalama bir süre belirtmek gerekirse bu süre 1 ila 3 yıl arasında olacaktır. Yine yerel mahkemece verilen karara karşı üst yargı merciine başvuru yapılıp yapılmaması hususları da davanın bitme süresini etkiler. Çocuğun menfaatinin söz konusu olduğu hallerde hakim derhal gerekli önlemleri alır.</p><h2><strong>Velayetin Değiştirilmesi Davasının Şartları Nelerdir ?</strong></h2><p>Mahkeme tarafından velayetin değiştirilmesine karar verilebilmesi için yeni hususların ortaya çıkması gerekmektedir. Eşlerin veya çocuğun koşullarında değişiklik olması mahkeme velayetin değiştirilmesine karar verebilir.</p><p>Aşağıdaki hallerde velayetin değiştirilmesinin şartlarının oluştuğu kabul edilir:</p><ul><li>Velayeti elinde bulunduran kişinin yeni bir evlilik yapmış olması,</li><li>Çocuğun eğitimini velayeti bulunduğu kişinin yanında sürdürememesi,</li><li>Çocuğun sağlığı açısından kaldığı yerin uygun olmaması</li><li>Çocuğa karşı yükümlülüklerin yerine getirilmemiş olması,</li><li>Çocuğun velayeti bulunan kişiyle değil de velayeti elinde olmayan kişiyle yaşıyor olması,</li><li>Çocuğun velayet sahibi yanında şiddete maruz kalması,</li><li>Çocuğun velayet sahibi yanında yaşamak istememesi,</li><li>Velayet sahibi olan kişinin yaşam tarzının çocuğun hayatını olumsuz şekilde etkileyebilecek düzeyde olması vb.</li></ul><h2><strong>Velayetin Kaldırılması Davası Nedir ?</strong></h2><p>Velayetin kaldırılması davası velayet hakkını kötüye kullanan taraftan velayetin geri alınmasını sağlayan dava türüdür. Velayet hakkını elinde bulunduran taraf bunu kötüye kullanırsa, çocuğun bakımıyla, eğitimiyle, ihtiyaçları ile ilgilenmezse hakim velayet hakkını kaldırabilir. Velayet hakkının kaldırılması ile velayet diğer eşe verilebilir. Yahut diğer eşin de velayet hakkını uygun bir şekilde kullanamayacağı mahkemece tespit edilirse bu durumda çocuğun velayeti ne ana ne de babaya verilir. Çocuğa vasi atanmasına karar verilebilir.</p><p>Çocuğun velayeti yalnızca boşanma durumunda değil, eşler evli iken de hem ana hem de babadan kaldırılabilir.</p><p>Çocuğun velayeti aşağıdaki hallerde kaldırılabilir:</p><ul><li>Ana ve/veya babanın çocuğa ilgi göstermemesi,</li><li>Çocuğun şiddete maruz kalması,</li><li>Çocuğun aç bırakılması, çocuğa bakılmaması,</li><li>Çocuğun eğitim masraflarının karşılanmaması,</li><li>Çocuğun şiddete maruz kalması,</li><li>Çocuğun bulunduğu ortamın yaşamasına, gelişimine uygun olmaması vb.</li></ul><h2>Sıkça Sorulan Sorular</h2><ul><li><strong>Velayet davası nasıl açılır ?</strong></li></ul><p>Velayet davası, yetkili Aile Mahkemesine yazılı bir dilekçe ile başvurmak sureti ile açılır.</p><ul><li><strong>Velayet davası ücreti ne kadar ?</strong></li></ul><p>Velayet davası açabilmek için mahkemeye ödenen dava harcı 2026 için 4.012,00 TL’ dir.</p><ul><li><strong>Velayet davası ne kadar sürer ?</strong></li></ul><p>Velayet davası mahkemenin yoğunluğuna göre 1 ila 3 yıl arasında neticelendirilir.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/velayet-davasi-nasil-acilir/">Velayet Davası Nasıl Açılır ?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/velayet-davasi-nasil-acilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Suçlama Sonrası Tutukluluk Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/suclama-sonrasi-tutukluluk-kararina-itiraz-nasil-yapilir/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/suclama-sonrasi-tutukluluk-kararina-itiraz-nasil-yapilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 20 Nov 2025 14:11:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10724</guid>

					<description><![CDATA[<p>Suçlama sonrası tutukluluk kararına itiraz nasıl yapılır sorusu sıkça aranan konulardan biridir. Hakkında tutukluluk kararı verilen kişinin serbest bırakılması, tutuksuz yargılanması veyahut adli kontrol hükümlerinden faydalanabilmesi için tutukluluk kararına itiraz edilmelidir. Peki tutukluluk kararına hangi hallerde, ne zaman, nasıl veya nereye itiraz edilir ? Tüm bu soruların cevabını işbu makalemizde vereceğiz. Tutuklama Kararı Neden Verilir [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/suclama-sonrasi-tutukluluk-kararina-itiraz-nasil-yapilir/">Suçlama Sonrası Tutukluluk Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Suçlama sonrası tutukluluk kararına itiraz nasıl yapılır sorusu sıkça aranan konulardan biridir. Hakkında tutukluluk kararı verilen kişinin serbest bırakılması, tutuksuz yargılanması veyahut adli kontrol hükümlerinden faydalanabilmesi için tutukluluk kararına itiraz edilmelidir. Peki tutukluluk kararına hangi hallerde, ne zaman, nasıl veya nereye itiraz edilir ? Tüm bu soruların cevabını işbu makalemizde vereceğiz.</p>
<h2><strong>Tutuklama Kararı Neden Verilir ?</strong></h2>
<p>Bir suçun işlendiğine ilişkin suç şüphesinin bulunduğu durumlarda yetkili Cumhuriyet Savcısı tarafından soruşturma başlatılır. Soruşturma devam ederken savcı, şüphelinin gözaltına alınmasına karar verebilir. Gözaltı süresi dolduğunda suç şüphelisi serbest bırakılmalıdır. Lakin savcı tarafından gerek görülmesi halinde şüphelinin tutuklanması talebinde bulunulabilir. Bu talep yetkili sulh ceza hakimliğine sunulur. Tutuklama talebi sulh ceza hakimliği tarafından incelenir. Gerek görülmesi halinde şüphelinin tutuklanmasına karar verilebilir. Tutuklamaya gerek olmadığına hakimlikçe kanaat getirilmesi halinde şüpheli serbest bırakılır veyahut adli kontrol talebi uygulanır.</p>
<p>Tutuklama kararı soruşturma aşamasında verilebileceği gibi kovuşturma aşamasında da verilebilir. Bu durumda tutuklama kararı ilgili mahkeme tarafından verilir.</p>
<p>Tutuklama kararı aşağıdaki sebepler ile verilebilir:</p>
<ul>
<li>Şüphelinin kaçma şüphesinin olması</li>
<li>Sanığın kaçma şüphesinin olması (somut olgular var olmalıdır)</li>
<li>Şüpheli veya sanığın delilleri karartma şüphesinin olması (kuvvetli şüphe aranır)</li>
<li>Suçun katalog suçlardan olması.</li>
</ul>
<h2><strong>Katalog Suçlar Nelerdir ?</strong></h2>
<p>Tutuklama sebebinin var olduğu kabul edilen katalog suçlardan bazıları şunlardır:</p>
<ul>
<li>Kasten öldürme,</li>
<li>Kasten yaralama,</li>
<li>Neticesi sebebi le ağırlaşmış kasten yaralama,</li>
<li>Cinsel saldırı,</li>
<li>Çocukların cinsel istismarı,</li>
<li>İşkence,</li>
<li>Soykırım,</li>
<li>İnsanlığa karşı suçlar,</li>
<li>Göçmen kaçakçılığı,</li>
<li>İnsan ticareti,</li>
<li>Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti,</li>
<li>Yağma,</li>
<li>Suç işlemek amacı ile örgüt kurmak,</li>
<li>Devletin güvenliğine karşı suçlar,</li>
<li>Kasten orman yakma vb.</li>
</ul>
<h2><strong>Tutuklama Kararı Verilemeyecek Haller</strong></h2>
<p>Tutuklama kararı verilemeyecek haller Ceza Muhakemeleri Kanununun 100. Maddesinin 4. Fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre aşağıdaki hallerde tutuklama kararı verilemez:</p>
<ul>
<li>Sadece adli para cezasını gerektiren suçlarda,</li>
<li>Hapis cezasının üst sınırı iki yıldan fazla olmayan suçlarda (Vücut dokunulmazlığına karşı işlenen suçlar hariçtir)</li>
</ul>
<p><strong>Tutuklama Kararına İtiraz Nereye Yapılır ?</strong></p>
<p>Tutuklama kararına itiraz dosyanın hangi yargı merciinde olduğuna göre değişiklik gösterir. Soruşturma aşamasında tutukluluk kararına itiraz edilecekse bu karara karşı itiraz Sulh Ceza Hakimliğine yapılır. Bu hususta yetkili ve görevli Sulh Ceza Hakimliği, numara olarak kendisini izleyen hakimliktir.</p>
<p>Dava kovuşturma aşamasında ve dosya Asliye Ceza Mahkemesinde görülüyor ise tutukluluğa itiraz, yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesine yapılır.</p>
<h2><strong>Tutuklama Kararına İtiraz Kaç Gün İçinde Yapılmalıdır ?</strong></h2>
<p>Tutuklamaya itiraz süresi, tutuklama kararının verilmesinden itibaren iki haftadır. Tutukluluğun devamına karar verilmesi halinde de bu karara karşı iki hafta içerisinde itiraz edilebilir.</p>
<h2><strong>Tutuklama Kararına İtiraz Nasıl Yapılır ?</strong></h2>
<p>Tutuklama kararına itiraz yazılı bir dilekçe ile ilgili mercie yapılır. Tutuklama kararına itiraz ederken itiraz sebepleri açıkça belirtilmelidir. Deliller mevcut ise tüm deliller itiraz dilekçesi ile birlikte sunulmalıdır.</p>
<p><strong>Tutuklama Kararına İtiraz Dilekçesi Örneği</strong></p>
<p><strong>……. SULH CEZA HAKİMLİĞİ’NE</strong></p>
<p style="text-align: right;"><strong> Dosya No:                         </strong></p>
<p><strong>Şüpheli             :</strong></p>
<p><strong>Müdafi               : </strong>Av. Ali Cihad SELİMOĞLU</p>
<p><strong>Konu                   : </strong>Tutuklama kararına itiraz ve şüphelinin serbest bırakılması hakkında.</p>
<p><strong>Açıklamalar  :</strong></p>
<p>Müvekkil soruşturma aşamasında ……. Sulh Ceza Hakimliğinin ….. numaralı kararı ile tutuklanmıştır.</p>
<p>Müvekkil hakkında atılı suç bakımından tutuklama kararı verilmesi hukuka aykırıdır. Tutuklama nedenleri ilgili kanunda belirtilmiş olup bu nedenle müvekkil uhdesinde sirayet etmemiştir.</p>
<p><strong>Netice-i Talep              : </strong>Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle müvekkil hakkında verilen tutuklama kararına itiraz ediyor, serbest bırakılmasına karar verilmesini talep ediyoruz.</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/suclama-sonrasi-tutukluluk-kararina-itiraz-nasil-yapilir/">Suçlama Sonrası Tutukluluk Kararına İtiraz Nasıl Yapılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/suclama-sonrasi-tutukluluk-kararina-itiraz-nasil-yapilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İşverenin Disiplin Cezası Vermesi Durumunda İşçi Hakları</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/isverenin-disiplin-cezasi-vermesi-durumunda-isci-haklari/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/isverenin-disiplin-cezasi-vermesi-durumunda-isci-haklari/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Nov 2025 14:41:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10714</guid>

					<description><![CDATA[<p>İşçilerin iş düzenine aykırı davranması, diğer işçileri rahatsız etmesi, işini yapmaması vb. durumlar için işverene işçiye disiplin cezası verme yetkisi tanınmıştır. İşçiye verilebilecek olan disiplin cezaları kanunda açıkça belirtilmemiştir. Bu sebeple işverene oldukça geniş bir yetki verilmiştir. Bu kadar geniş bir yetkiye sahip olan işverenin de yetkiyi kötüye kullandığı hallerin mevcut olması son derece normaldir. [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/isverenin-disiplin-cezasi-vermesi-durumunda-isci-haklari/">İşverenin Disiplin Cezası Vermesi Durumunda İşçi Hakları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10714" class="elementor elementor-10714" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-105c3039 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="105c3039" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-b69cefd" data-id="b69cefd" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-339232eb elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="339232eb" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>İşçilerin iş düzenine aykırı davranması, diğer işçileri rahatsız etmesi, işini yapmaması vb. durumlar için işverene işçiye disiplin cezası verme yetkisi tanınmıştır. İşçiye verilebilecek olan disiplin cezaları kanunda açıkça belirtilmemiştir. Bu sebeple işverene oldukça geniş bir yetki verilmiştir. Bu kadar geniş bir yetkiye sahip olan işverenin de yetkiyi kötüye kullandığı hallerin mevcut olması son derece normaldir.</p><p>İşverenin disiplin cezasını kötüye kullandığı hallerde işçi tarafından başvurulabilecek hukuki yollar vardır.</p><h2><strong>İşveren İşçiye Ne Zaman Disiplin Cezası Uygulayabilir ?</strong></h2><p>İşçinin işi ile alakalı herhangi bir ihlal yapmaması halinde işçiye disiplin cezası verilmemelidir. Bir işçiye disiplin cezası verilecekse belirli olguluların gerçekleşmiş olması gerekmektedir. Bu olgulardan bazıları şunlardır:</p><ol><li>İşçi, iş sözleşmesine aykırı hareket etmiş olmalıdır.</li><li>İşçi, yapmakla yükümlü olduğu işi yerine getirmemiş olmalıdır.</li><li>İşçi, yapmakla yükümlü olduğu işi sebep olmaksızın sürüncemede bırakmış olmalıdır.</li><li>İşçinin iş yerinde ahlak kurallarına aykırı davranmış olması vb.</li></ol><h2><strong>İşveren İşçiye Displin Cezası Uygularken Nelere Dikkat Etmelidir ?</strong></h2><ol><li>İşveren işçiye yeterli delil olmaksızın disiplin cezası uygulamamalıdır.</li><li>İşveren işçiye yapmış olduğu fiile uygun bir disiplin cezası vermelidir.</li><li>İşçiye verilen disiplin cezası ölçülü olmalıdır.</li><li>İşçiye hukuka aykırı bir ceza verilmemelidir.</li><li>İşçiye insan haklarına aykırı bir ceza verilmemelidir.</li><li>İşçiye ahlak kurallarına aykırı ceza verilmemelidir.</li><li>Yasaya uygun bir displin cezası verilmelidir.</li></ol><h2><strong>İşçiye Disiplin Cezası Verilmesi Halinde Başvurabileceği Hukuki Yollar Nelerdir ?</strong></h2><p>İşçiye hukuka aykırı, ölçülü olmayan vb. cezalar verilmesi halinde işçi bu duruma karşı hukuki yollara başvurabilir. İşçi, aldığı disiplin cezasının hakkaniyete aykırı olduğunu, bir mobbing, baskı aracı olarak kullanıldığını düşünüyorsa aşağıdaki yollardan birine gidebilir:</p><ul><li>İş akdini haklı nedene dayandırarak feshedebilir. Tazminatlarını talep edebilir.</li><li>Mobbinge uğradığından bahisle işverene karşı dava açabilir.</li><li>İşverene karşı yazılı bir itirazda bulunabilir.</li><li>Disiplin cezasının kaldırılmasını işverenden talep edebilir.</li></ul><h2><strong>Memurlara Verilebilecek Olan Disiplin Cezaları Nelerdir ?</strong></h2><p>Özel hukuka tabi işçilere verilebilecek olan cezalar her ne kadar kanunda açıkça belirtilmemiş olsa da memurlara uygulanabilecek olan disiplin cezaları kanunda tahdidi olarak sayılmıştır. Bunlar aşağıdaki gibidir:</p><ul><li>Uyarma,</li><li>Kınama,</li><li>Aylıktan Kesme,</li><li>Kademe İlerlemesinin Durdurulması,</li><li>Meslekten ihraç.</li></ul><h2><strong>Memurların Disiplin Cezalarına Karşı Hukuki Hakları Nelerdir ?</strong></h2><ul><li>Uyarma cezası alan memur, 7 gün içerisinde disiplin kuruluna başvurabilir.</li><li>Kınama cezası alan memur, 7 gün içerisinde disiplin kuruluna başvurabilir.</li><li>Aylıktan Kesme cezası alan memur, 7 gün içerisinde disiplin kuruluna başvurabilir.</li><li>Kademe İlerlemesinin Durdurulması cezası alan memur, 7 gün içerisinde yüksek disiplin kuruluna başvurabilir.</li><li>Meslekten ihraç edilen memur, ilgili makama itirazının reddedilmesi halinde idare mahkemesinde dava açabilir.</li></ul>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/isverenin-disiplin-cezasi-vermesi-durumunda-isci-haklari/">İşverenin Disiplin Cezası Vermesi Durumunda İşçi Hakları</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/isverenin-disiplin-cezasi-vermesi-durumunda-isci-haklari/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nafaka Türleri Nelerdir ve Nasıl Hesaplanır?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/nafaka-turleri-nelerdir-ve-nasil-hesaplanir/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/nafaka-turleri-nelerdir-ve-nasil-hesaplanir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 23 Oct 2025 08:10:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10698</guid>

					<description><![CDATA[<p>Nafaka, boşanma ile iç iç geçmiş bir kavramdır. Boşanma davasının devamında ve sonuçlarında yer alan nafaka aile hukuku açısından iki şekilde hüküm doğurabilir. Bu nafaka türlerini bir üst başlıkta toplamak gerekirse geçici nafaka ve sürekli nafaka olarak ikiye ayırabiliriz. Boşanma Davası Devam Ederken İstenebilecek Nafaka Türleri Nelerdir ? Boşanma davası devam ederken veyahut boşanma davası [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/nafaka-turleri-nelerdir-ve-nasil-hesaplanir/">Nafaka Türleri Nelerdir ve Nasıl Hesaplanır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10698" class="elementor elementor-10698" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-2b7001d9 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="2b7001d9" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-344da666" data-id="344da666" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-6be76c1b elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="6be76c1b" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Nafaka, boşanma ile iç iç geçmiş bir kavramdır. Boşanma davasının devamında ve sonuçlarında yer alan nafaka aile hukuku açısından iki şekilde hüküm doğurabilir. Bu nafaka türlerini bir üst başlıkta toplamak gerekirse geçici nafaka ve sürekli nafaka olarak ikiye ayırabiliriz.</p><h2><strong>Boşanma Davası Devam Ederken İstenebilecek Nafaka Türleri Nelerdir ?</strong></h2><p>Boşanma davası devam ederken veyahut boşanma davası açılmadan önce de yetkili ve görevli mahkemeden nafaka talep edebilmek mümkündür. Bu durumda talep edenin gerekli şartları yerine getirmiş olması gerekmektedir. Dava devam ederken, sonuçlanmamışken veya dava açılmadan önce istenebilen nafaka, tedbir nafakasıdır.</p><h2><strong>Tedbir Nafakası Nedir ?</strong></h2><p>Tedbir nafakası bir çeşit geçici önlemdir. Bu önlem boşanma sürecinde zayıf olan tarafı korumak amacı ile alınmaktadır. Boşanma davasından önce veya dava devam ederken gerek görülmesi halinde mahkeme tarafından tedbir nafakasına hükmedilir. Hüküm taraflardan birinin talebi üzerine kurulabileceği gibi resen de mahkemece karar verilebilir.</p><p>Tedbir nafakası Türk Medeni Kanununun 169. Maddesinde Geçici Önlemler başlığı altında düzenlenmiştir. Buna göre;</p><p><em>“Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri resen alır.”</em></p><h2><strong>Tedbir Nafakası Kimler Lehine Hükmedilebilir ?</strong></h2><p>Tedbir nafakası boşanmak isteyen eşlerden biri lehine verilebileceği gibi çocuklar için de verilebilir. Tedbir nafakası hükmedilebilmesi için kusur aranmaz. Kusurlu tarafa da şartları mevcut ise tedbir nafakasına hükmedilebilir.</p><h2><strong>Boşanma Davası Sonunda Hükmedilebilecek Nafaka Türleri Nelerdir ?</strong></h2><p>Boşanma davası sonunda mahkeme kararı ile taraflardan birine ve/veya çocuklarına nafaka ödenmesine karar verilebilir. Bu nafaka türleri aşağıdaki gibidir:</p><ol><li>İştirak Nafakası</li><li>Yoksulluk Nafakası</li></ol><h2><strong>İştirak Nafakası Nedir ?</strong></h2><p>İştirak nafakası çocuğun velayeti kendisine verilmeyen tarafından verilir. Bu nafaka, çocuğun kişisel bakım, eğitim, yeme-içme, gıda vb. giderlerine katılım sağlamak amacı ile ödenir. Nafaka miktarı, nafakayı ödeyecek olan kişinin maddi durumuna göre belirlenir. Çocuğun menfaatleri taraflarına menfaatlerinden önde tutulduğu için iştirak nafakasının miktarına mahkeme resen karar verebilir. Bu durumda taleple bağlılık ilkesi uygulanmaz. Dava sonunda iştirak nafakasına hükmedilmemiş olsa bile yeniden talep halinde mahkeme değerlendirme yaparak iştirak nafakasına hükmedebilir.</p><p>İştirak nafakasının şartları aşağıdaki gibidir:</p><ul><li>Nafaka verecek olan kişinin maddi durumunun nafaka vermeye uygun olması gerekir.</li><li>Halin, durumun bunu gerekli göstermesi gerekir.</li><li>Çocukların velayetinin bir tarafta bırakılmış olması gerekir.</li><li>İştirak nafakasında amaç çocuğun menfaatini gözetmektir. Çocuğun menfaatinin olması gerekir.</li></ul><p>Dava sonunda iştirak nafakası belirlendikten sonra istem halinde gelecek yıllarda tarafların sosyal ekonomik durumuna göre nafakanın miktarı yeniden belirlenebilir.</p><h2><strong>Yoksulluk Nafakası Nedir ?</strong></h2><p>Yoksulluk nafakası boşanma sebebiyle maddi, ekonomik olarak zor duruma düşecek olan tarafa ödenir. Hakim, iştirak nafakasından farklı olarak resen bu nafakaya hükmedemez. Yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için tarafın talepte bulunması gerekir. Dava devam ederken yoksulluk nafakasına karar verilemez. Dava neticelendikten sonra nafakaya hükmedilir. Yine yoksulluk nafakasına hükmedilebilmesi için</p><p>Yoksulluk nafakasının şartları şöyledir:</p><ul><li>Diğer taraftan daha az kusurlu olmak veya hiç kusuru olmamak.</li><li>Boşanma neticesinde ekonomik olarak yoksulluğa düşmek.</li><li>Boşanma kararının kesinleşmiş olması.</li><li>Yoksulluk nafakası talebinde bulunmuş olmak.</li></ul><p>Yoksulluk nafakasını kaldıran durumlar ise aşağıdaki gibidir:</p><ul><li>Nafaka alan kişinin maddi durumunun iyileşmesi, nafakaya ihtiyacının kalmaması,</li><li>Nafaka yükümlüsünün ölümü,</li><li>Nafaka alacaklısının ölümü,</li><li>Nafaka alacaklısının yeniden evlenmesi,</li></ul><h2><strong>Nafakada Yetkili ve Görevli Mahkeme Hangisidir ?</strong></h2><p>Nafakaya hükmetmeye yetkili ve görevli mahkeme boşanma davasının görüldüğü Aile Mahkemesidir. Nafakanın yeniden değerleme yapılarak belirlenmesi taleplerinde de yine aynı mahkemeden talepte bulunulması gerekir.</p>								</div>
				</div>
				<div class="elementor-element elementor-element-2ec2188 elementor-widget elementor-widget-eael-adv-accordion" data-id="2ec2188" data-element_type="widget" data-widget_type="eael-adv-accordion.default">
				<div class="elementor-widget-container">
					        <div class="eael-adv-accordion" id="eael-adv-accordion-2ec2188" data-scroll-on-click="no" data-scroll-speed="300" data-accordion-id="2ec2188" data-accordion-type="accordion" data-toogle-speed="300">
    <div class="eael-accordion-list">
                <div id="nafaka-trlerinden-hangisi-boanma-davas-sonulanmadan-nce-talep-edilebilir" class="elementor-tab-title eael-accordion-header" tabindex="0" data-tab="1" aria-controls="elementor-tab-content-4901"><span class="eael-advanced-accordion-icon-closed"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-plus"></i></span><span class="eael-advanced-accordion-icon-opened"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-minus"></i></span><span class="eael-accordion-tab-title">Nafaka türlerinden hangisi boşanma davası sonuçlanmadan önce talep edilebilir?</span><i aria-hidden="true" class="fa-toggle fas fa-angle-right"></i></div><div id="elementor-tab-content-4901" class="eael-accordion-content clearfix" data-tab="1" aria-labelledby="nafaka-trlerinden-hangisi-boanma-davas-sonulanmadan-nce-talep-edilebilir"><p>Boşanma davası açılmadan ya da dava devam ederken mahkemece hükmedilebilen nafaka türü Tedbir Nafakasıdır. Mahkeme, zayıf durumda olan tarafın ve çocukların barınma, geçim ve korunma ihtiyaçlarını karşılamak üzere bu geçici önlemi alabilir.</p></div>
                </div><div class="eael-accordion-list">
                <div id="tirak-nafakas-nedir-ve-nasl-hesaplanr" class="elementor-tab-title eael-accordion-header" tabindex="0" data-tab="2" aria-controls="elementor-tab-content-4902"><span class="eael-advanced-accordion-icon-closed"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-plus"></i></span><span class="eael-advanced-accordion-icon-opened"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-minus"></i></span><span class="eael-accordion-tab-title">İştirak Nafakası nedir ve nasıl hesaplanır?</span><i aria-hidden="true" class="fa-toggle fas fa-angle-right"></i></div><div id="elementor-tab-content-4902" class="eael-accordion-content clearfix" data-tab="2" aria-labelledby="tirak-nafakas-nedir-ve-nasl-hesaplanr"><p>İştirak nafakası, çocuğun velayeti kendisine bırakılmayan ebeveynden, çocuğun bakım – eğitim – yaşam giderlerinin karşılanabilmesi amacıyla ödenir. Mahkeme, nafaka ödeyene ait maddi durum, çocuğun menfaati ve ihtiyaçları dikkate alınarak miktarı belirler. Talep sonrası yıllık olarak yeniden belirlenme de mümkündür.</p></div>
                </div><div class="eael-accordion-list">
                <div id="yoksulluk-nafakas-kimler-iin-geerlidir-ve-hangi-artlara-tabidir" class="elementor-tab-title eael-accordion-header" tabindex="0" data-tab="3" aria-controls="elementor-tab-content-4903"><span class="eael-advanced-accordion-icon-closed"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-plus"></i></span><span class="eael-advanced-accordion-icon-opened"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-minus"></i></span><span class="eael-accordion-tab-title">Yoksulluk Nafakası kimler için geçerlidir ve hangi şartlara tabidir?</span><i aria-hidden="true" class="fa-toggle fas fa-angle-right"></i></div><div id="elementor-tab-content-4903" class="eael-accordion-content clearfix" data-tab="3" aria-labelledby="yoksulluk-nafakas-kimler-iin-geerlidir-ve-hangi-artlara-tabidir"><p>Yoksulluk nafakası, boşanma neticesinde ekonomik olarak zor duruma düşecek taraf lehine, dava sonucunda kararlaştırılabilir. Bu nafakaya hükmedilebilmesi için; talepte bulunulmuş olması, boşanma kararının kesinleşmiş olması ve nafaka alacaklısının gerçekten yoksulluğa düşmesi şarttır. Diğer taraftan daha az kusurlu ya da kusursuz olmak da değerlendirme kriteridir.</p></div>
                </div><div class="eael-accordion-list">
                <div id="nafaka-ile-ilgili-hangi-mahkeme-yetkili-ve-grevli-mahkemedir" class="elementor-tab-title eael-accordion-header" tabindex="0" data-tab="4" aria-controls="elementor-tab-content-4904"><span class="eael-advanced-accordion-icon-closed"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-plus"></i></span><span class="eael-advanced-accordion-icon-opened"><i aria-hidden="true" class="fa-accordion-icon fas fa-minus"></i></span><span class="eael-accordion-tab-title">Nafaka ile ilgili hangi mahkeme yetkili ve görevli mahkemedir?</span><i aria-hidden="true" class="fa-toggle fas fa-angle-right"></i></div><div id="elementor-tab-content-4904" class="eael-accordion-content clearfix" data-tab="4" aria-labelledby="nafaka-ile-ilgili-hangi-mahkeme-yetkili-ve-grevli-mahkemedir"><p>Nafakaya hükmedilmesi ya da nafakanın yeniden değerlenmesi taleplerinde görevli ve yetkili mahkeme, boşanma davasının görüldüğü Aile Mahkemesi olarak belirlenmiştir.</p></div>
                </div></div>				</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/nafaka-turleri-nelerdir-ve-nasil-hesaplanir/">Nafaka Türleri Nelerdir ve Nasıl Hesaplanır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/nafaka-turleri-nelerdir-ve-nasil-hesaplanir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuğun Velayeti Kimde Olur?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/cocugun-velayeti-kimde-olur/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/cocugun-velayeti-kimde-olur/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 08 Oct 2025 13:50:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10672</guid>

					<description><![CDATA[<p>Çocuğun velayeti kimde olur sorusuna cevap vermeden önce velayetin tanımını yapmak faydalı olacaktır. Velayet, 18 yaşından küçüklerin yani ergin olmayan küçüklerin, mahkeme kararı ile kısıtlanan ergin olan çocukların bakımının, eğitiminin sağlanması, hukuki iş ve işlemlerini yapabilmesi, satın alım vb. işlemlerde bulunabilmesi için ana ve babaya tanınan haklar, yüklenen sorumluluklardır. Velayet ile vesayeti karıştırmamak gerekir. Velayet, [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/cocugun-velayeti-kimde-olur/">Çocuğun Velayeti Kimde Olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10672" class="elementor elementor-10672" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-c765d8e elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="c765d8e" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-157c5d03" data-id="157c5d03" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-3a23d394 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="3a23d394" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Çocuğun velayeti kimde olur sorusuna cevap vermeden önce velayetin tanımını yapmak faydalı olacaktır. Velayet, 18 yaşından küçüklerin yani ergin olmayan küçüklerin, mahkeme kararı ile kısıtlanan ergin olan çocukların bakımının, eğitiminin sağlanması, hukuki iş ve işlemlerini yapabilmesi, satın alım vb. işlemlerde bulunabilmesi için ana ve babaya tanınan haklar, yüklenen sorumluluklardır. Velayet ile vesayeti karıştırmamak gerekir. Velayet, Türk Medeni Kanunca yalnızca anne ve babaya verilmiştir. Vesayette ise vasi mahkeme tarafından atanır. Vasilik için bir mahkeme kararı şarttır.</p><h2><strong>Çocuğun Velayeti Kimdedir ?</strong></h2><p>Evlilik içerisinde doğan çocukların velayeti anne ve babasındadır. Evlilik dışında bir doğum söz konusu ise çocuğun velayeti annededir. Evlilik dışında doğan bebeği baba tanımak isteyebilir. Bu durumda çocuğun velayetinin kendisine verilmesini de talep edebilir. Anne çocuğa düzgün bakamıyorsa, çocuğun menfaati babasıyla kalmasını gerekli kılıyorsa mahkeme kararı ile çocuğun velayeti babaya verilebilir veyahut çocuğa vasi atanabilir.</p><h2><strong>Evlilik İçerisinde Doğmuş Çocuğun Velayeti Kimdedir ?</strong></h2><p>Evlilik birliği içerisinde doğan çocuğun velayeti  hem anne hem de babasındadır. Bu velayet ilişkisi çocuğun erginliğine kadar devam eder. Herhangi bir hukuki sebep olmaksızın çocuğun velayeti ana veya babadan alınamaz. Mahkeme tarafından vasi atanmasına karar verilmedikçe kısıtlı ergin çocukların da velayeti ana ve babasındadır. Evlilik devam ettiği sürece ana ve baba velayeti ortak kullanır.</p><h2><strong>Evlilik Dışında Doğmuş Çocuğun Velayeti Kimdedir ?</strong></h2><p>Çocuk evlilik dışında doğmuş ise çocuğun velayeti kural olarak anneye aittir. Anne küçük, kısıtlı veya ölmüş ise çocuğun velayeti babaya verilir. Mahkeme çocuğun velayetinin babaya verilmesinin çocuğun menfaatine aykırı görürse mahkeme tarafından çocuğa vasi atanır.</p><h2><strong>Eşlerin Boşanması Durumunda Çocuğun Velayeti Kimde Kalır ?</strong></h2><p>Eşlerin boşanması durumunda çocuğun velayetinin kimde kalacağı hakim tarafından tayin edilir. Çocuğun velayeti eşlerden birine hakim tarafından verilebilir. Yine eşler arasındaki ortak hayata son verilmiş veya ayrılık hali gerçekleşmişse hakim yine bu durumda da eşlerden birine velayeti verebilecektir. Bu durumda çocuğun velayeti kendisine bırakılan tarafa ait olacaktır.</p><h2><strong>Eşlerden Birinin Ölümü Halinde Çocuğun Velayeti Ne Olur ?</strong></h2><p>Ana ve babadan birinin ölümü halinde ergin olmayan çocuğun velayeti sağ kalan eşe aittir. Sağ kalan eşin çocuğa bakamayacağı yönünde bir kanaat oluşması halinde mahkeme nezdinde, çocuğun velayeti sağ kalan eşten alınıp vasi atanabilir.</p><h2><strong>Üvey Çocukların Velayeti Kime Aittir ?</strong></h2><p>Eşler öz çocukları ile üvey çocukları arasında ayrım yapmaksızın gerekli özen ve ilgiyi göstermelidirler. Eşin kendi çocuğu üzerinde vesayeti kullanması halinde diğer eş de ona uygun bir şekilde yardımcı olması gerekmektedir. Durum ve koşullar göz önünde bulundurulduğunda çocuğun ihtiyaçları diğer eşi de ilgilendirecektir.</p><h2><strong>Çocuğun Velayeti Nasıl Alınır ?</strong></h2><p>Eşler hakkında bir boşanma veyahut ayrılık kararı verilmişse hakim tarafından çocuğun velayeti taraflardan birine verilir. Çocuğun velayetini alan taraf, çocuğa karşı yükümlülüklerini yerine getirmez ise diğer eşin çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep etme hakkı vardır. Çocuğun velayetini isteyen taraf çocuğun velayetine ilişkin kararı veren mahkemeye yazılı bir dilekçe ile başvurmalıdır. Çocuğun velayetinin kendisine verilmesini gerektiren sebepleri, delilleri dilekçesinin ekinde mahkemeye sunmalıdır. Gerekli şartların varlığı halinde mahkeme velayeti eşten alarak diğer eşe verebilir. Çocuğun velayetinin diğer işe verilmesinin çocuğun menfaatleri açısından olumsuz olacağına kanaat getirilir ve halihazırdaki eşin de çocuğun velisi olmasında problem görürse çocuğun üzerindeki velayet kaldırılarak çocuğa vasi atanabilecektir.</p><p>Atanan vasi aynı veli gibi görev yaparak çocuğun hak ve yükümlülüklerini gözetmelidir.</p>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/cocugun-velayeti-kimde-olur/">Çocuğun Velayeti Kimde Olur?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/cocugun-velayeti-kimde-olur/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Nasıl Açılır?</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/tapu-sicil-kaydinin-duzeltilmesi-davasi-nasil-acilir/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/tapu-sicil-kaydinin-duzeltilmesi-davasi-nasil-acilir/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 23 Sep 2025 13:36:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10665</guid>

					<description><![CDATA[<p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davası tapu kaydında yapılmış olan hataların düzeltilmesi sebebi ile hak sahipleri tarafından açılan bir davadır. Açılan bu dava ile tapuda yapılan hatanın düzeltilmesi amaçlanır. Tapu sicilinde yapılan hataların düzeltilmesi için dava açılması gerekir. Lakin basit yazı hatalarının düzeltilmesi söz konusu ise başvuru üzerine ilgili tapu müdürlüğü tarafından düzeltilebilir. Tapu Sicilinde Yapılan [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/tapu-sicil-kaydinin-duzeltilmesi-davasi-nasil-acilir/">Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Nasıl Açılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10665" class="elementor elementor-10665" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-1f2d00d3 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="1f2d00d3" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-1c0c2c26" data-id="1c0c2c26" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-293a6a0e elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="293a6a0e" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davası tapu kaydında yapılmış olan hataların düzeltilmesi sebebi ile hak sahipleri tarafından açılan bir davadır. Açılan bu dava ile tapuda yapılan hatanın düzeltilmesi amaçlanır. Tapu sicilinde yapılan hataların düzeltilmesi için dava açılması gerekir. Lakin basit yazı hatalarının düzeltilmesi söz konusu ise başvuru üzerine ilgili tapu müdürlüğü tarafından düzeltilebilir.</p><h2><strong>Tapu Sicilinde Yapılan Hatalar Nelerdir ?</strong></h2><p>Tapu sicilinde yapılan hatalardan birkaçı aşağıdaki gibidir:</p><ul><li>Tapu sahibinin ad ve soyadının yanlış yazılmış olması,</li><li>Tapu sahibinin ana – baba adının yanlış yazılmış olması,</li><li>Tapu sahibinin doğum tarihinin yanlış yazılması</li><li>Taşınmaza ilişkin bilgilerin hatalı yazılması,</li><li>Taşınmazda hak sahibi olan kişilerin hatalı yazılmış olması,</li><li>Taşınmazın imar durumu vb.</li></ul><h2><strong>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Nedir ?</strong></h2><p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davası, tapuya kayıt sürecinde, devir işlemlerinde yapılmış olan basit yazı hatalarının dışındaki hataların düzeltilmesi için açılır. Bu dava türü Türk Medeni Kanununda düzenlenmiştir.</p><p>Buna göre;</p><p><em>“Madde 1025- Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir. İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.”</em></p><p><em>“Madde 1027- İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir. Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir. Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca re&#8217;sen düzeltir.”</em></p><p>TMK madde 125’e göre tapu kaydının düzeltilmesi davası açılabilecek durumlar şunlardır:</p><ol><li>Bir ayni hakkın yolsuz olarak tescil edilmiş olması,</li><li>Bir ayni hakkın yolsuz olarak terkin olunmuş olması,</li><li>Bir ayni hakkın yolsuz olarak değiştirilmiş olması.</li></ol><h2><strong>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davasını Kimler Açabilir ?</strong></h2><p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davasını açabilecek kişiler TMK’ nın ilgili maddesinde belirtilmiştir. Buna göre tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilecek kişiler tapu kaydının hatalı düzenlenmesi sebebi ile bir ayni hakkı zedelenenlerdir.</p><h2><strong>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Kime Karşı Açılır ?</strong></h2><p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davası çekişmesiz yargı işlerindendir. Bu sebeple sulh hukuk mahkemelerinde görülür. Husumet, taraf sıfatı taşınmazın kayıtlı olduğu Tapu Sicil Müdürlüğüne yöneltilir.</p><h2><strong>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Hangi Mahkemede Açılır ?</strong></h2><p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davası görevli ve yetkili mahkemede açılmalıdır. Aksi taktirde davanın usulden reddine karar verilecektir. Davanın görevsiz mahkemede açılması halinde görevsizlik; yetkisiz mahkemede açılması halinde ise yetkisizlik kararı verilecek dosyanın esasının incelenmesine mahkemece geçilmeyecektir.</p><p>Tapu kaydının düzeltilmesi davasında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir.</p><p>Tapu kaydının düzeltilmesi davalarında yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.</p><h2><strong>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Nasıl Açılır ?</strong></h2><p>Tapu sicil kaydının düzeltilmesi davası, tapudaki hatalı kayıt, işlem sebebi ile ayni hakkı zedelenen kişi tarafından ilgili taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine talebini içeren yazılı bir dilekçe ile başvurulması suretiyle açılır.</p><p>Ayni haklar şunlardır:</p><ul><li>Mülkiyet hakkı,</li><li>Sınırlı ayni haklar; irtifak hakkı, oturma hakkı, intifa hakkı, üst hakkı, kaynak hakkı.</li></ul><h2><strong>Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Dilekçesinde Bulunması Gereken Unsurlar Nelerdir ?</strong></h2><ul><li>Mahkemenin adı,</li><li>Davacının adı-soyadı T.C. Kimlik Numarası, Adresleri,</li><li>Taşınmazın bulunduğu yer Tapu Müdürlüğü’nün bilgisi,</li><li>Taşınmaz hakkında bilgi,</li><li>Varsa tarafların kanuni temsilcileri, vekillerinin ad-soyad ve adresleri,</li><li>Dava konusu,</li><li>Davanın dayandığı vakıalar,</li><li>Dayanılan hukuki sebepler,</li><li>Talep sonucu,</li><li>Davacının, varsa vekillerinin imzası.</li></ul>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/tapu-sicil-kaydinin-duzeltilmesi-davasi-nasil-acilir/">Tapu Sicil Kaydının Düzeltilmesi Davası Nasıl Açılır?</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/tapu-sicil-kaydinin-duzeltilmesi-davasi-nasil-acilir/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
		<item>
		<title>E-ticarette Cayma Hakkı</title>
		<link>https://www.selimogluhukuk.com/e-ticarette-cayma-hakki/</link>
					<comments>https://www.selimogluhukuk.com/e-ticarette-cayma-hakki/#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Av. Ali Cihad Selimoglu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 18 Sep 2025 13:54:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.selimogluhukuk.com/?p=10659</guid>

					<description><![CDATA[<p>Cayma hakkı, genel olarak tüketicinin mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan sözleşmeden herhangi bir gerekçe göstermeksizin vazgeçebilmesini ifade eder. Aynı zamanda tüketici, cayma hakkını kullanması halinde sözleşmenin diğer tarafına ceza da ödemeyecektir.Cayma hakkından faydalanabilmek için tüketicinin bu hakkı usulüne uygun olarak kullanması gerekir. Usulüne uygun kullanılmayan cayma hakkı tüketici aleyhine sonuçlar doğurabilir. E-Ticarette Cayma Hakkı Nasıl [&#8230;]</p>
<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/e-ticarette-cayma-hakki/">E-ticarette Cayma Hakkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[		<div data-elementor-type="wp-post" data-elementor-id="10659" class="elementor elementor-10659" data-elementor-post-type="post">
						<section class="elementor-section elementor-top-section elementor-element elementor-element-5f24b791 elementor-section-boxed elementor-section-height-default elementor-section-height-default" data-id="5f24b791" data-element_type="section">
						<div class="elementor-container elementor-column-gap-default">
					<div class="elementor-column elementor-col-100 elementor-top-column elementor-element elementor-element-61a1664b" data-id="61a1664b" data-element_type="column">
			<div class="elementor-widget-wrap elementor-element-populated">
						<div class="elementor-element elementor-element-472cf9c5 elementor-widget elementor-widget-text-editor" data-id="472cf9c5" data-element_type="widget" data-widget_type="text-editor.default">
				<div class="elementor-widget-container">
									<p>Cayma hakkı, genel olarak tüketicinin mal ve hizmet alımlarından kaynaklanan sözleşmeden herhangi bir gerekçe göstermeksizin vazgeçebilmesini ifade eder. Aynı zamanda tüketici, cayma hakkını kullanması halinde sözleşmenin diğer tarafına ceza da ödemeyecektir.<br />Cayma hakkından faydalanabilmek için tüketicinin bu hakkı usulüne uygun olarak kullanması gerekir. Usulüne uygun kullanılmayan cayma hakkı tüketici aleyhine sonuçlar doğurabilir.</p><h2>E-Ticarette Cayma Hakkı Nasıl Kullanılır?</h2><p>Kanunlarca tüketiciye bir güvence sağlaması için verilmiş olan cayma hakkı, e-ticarette de müşteriye bir güvence sağlamaktadır. Bu güvence sayesinde tüketici ürünleri görmeden gönül rahatlığı ile alışveriş<br />yapabilmektedir. Ürünün beğenilmemesi, kusurlu olması, eksik olması, yanlış ürün gönderilmesi gibi durumlarda tüketici cayma hakkını kullanarak almış olduğu ürünü iade edip ödemiş olduğu paranın kendisine iade edilmesini talep edebilir. E-ticarette cayma<br />hakkı süresi 14 gündür. Bu sürenin başlangıcı, alınan ürünün tüketiciye teslim tarihidir.</p><h2>E-Ticarette Cayma Hakkını Kullanan Kişi Neler Yapmalıdır?</h2><p>Online alışveriş yapan kişi cayma hakkını kullanmak istiyorsa aşağıdaki kurallara uymalıdır:</p><ol><li>Süresi içerisinde almış olduğu ürünü geri göndermelidir. Cayma süresi e-ticarette 14 gündür. 14 günlük süre dolmadan iadeye ilişkin gerekli işlemler yapılmalıdır.</li><li>İadesi yapılacak ürün kırılabilecek, bozulabilecek nitelikte ise gerekli önlemler alınarak yollanmalıdır. Düzgün ve sağlam bir şekilde paketlenmelidir.</li><li>Ürün kendisine teslim edildiği şekilde gönderilmelidir.</li><li>Tüketiciye gönderilmiş ürün aynen iade edilmelidir.</li><li>İsteğe bağlı olarak iade sebebi belirtilebilir.</li><li>Yine isteğe bağlı olarak üründeki kusur, hata vb. sözleşmenin karşı tarafına bildirilebilir.</li></ol><h2>E-Ticarette Cayma Hakkı Hangi Hallerde Kullanılabilir?</h2><p>E-ticarette cayma hakkı kötüye kullanılmamalıdır. Kanun da hakların kötüye kullanılmasını yasaklar. Şahıslar, haklarını kullanırken dürüstlük kuralına uymalıdırlar. 4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu’nun<br />2. maddesinde dürüst davranma ilkesinden bahsedilmiştir. Buna göre <em>“Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.”</em> Tüketicinin<br />cayma hakkını kullanabileceği haller:</p><ol><li>Almış olduğu ürünü beğenmemesi,</li><li>Ürünün hatalı olması,</li><li>Yanlış ürün gönderilmesi,</li><li>Eksik ürün gönderilmiş olması,</li><li>Ürünün yanlışlıkla alınmış olması,</li><li>Daha uygun bir fiyat bulunması,</li><li>Ürünün bedeninin büyük olması,</li><li>Ürünün bedeninin küçük olması,</li><li>Ürünü almaktan vazgeçilmesi.</li></ol><h2>E-Ticarette Cayma Süresi Kaç Gündür?</h2><p>E-ticarette cayma hakkını kullanmak isteyen kişi, 14 günlük süre içerisinde bunu yapmalıdır. Bu husus, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un 47. maddesinin 5. fıkrasında düzenlenmiştir. Buna göre;</p><p><em>“Tüketici, on dört gün içinde herhangi bir gerekçe göstermeksizin ve cezai şart ödemeksizin sözleşmeden cayma hakkına sahiptir. Cayma hakkının kullanıldığına dair bildirimin bu süre içinde satıcı veya sağlayıcıya yöneltilmiş olması yeterlidir.”</em></p><h2>E-Ticarette Cayma Hakkının Kullanılmasının Engellenmesi</h2><p>Alınmış olan bir ürün veya hizmetin süresi içerisinde iade edilmek istenmesine rağmen satıcı tarafından iade alınmaması halinde tüketici hukuki yollara başvurabilir. 2025 yılı için belirlenmiş<br />parasal sınırlar içerisinde tüketici tarafından başvurulabilecek hukuki yollar şunlardır:</p><ol><li>İlçe Tüketici Hakem Heyeti</li><li>İl Tüketici Hakem Heyeti</li><li>Tüketici Mahkemesi</li><li>Tüketici Mahkemesi kararlarına karşı istinaf, yani Bölge Adliye Mahkemesi’ne başvuru.</li></ol><h2>Hakem Heyetlerine Başvuru Nasıl Yapılır?</h2><p>Tüketiciler tarafından hakem heyetine başvuru birden fazla yolla yapılabilir. Bunlar aşağıdaki gibidir:</p><ol><li>Tüketici hakem heyetine yazılı bir dilekçe verilmesi suretiyle şahsen,</li><li>Avukat aracılığıyla,</li><li>E-Devlet üzerinden tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılabilir.</li></ol>								</div>
				</div>
					</div>
		</div>
					</div>
		</section>
				</div>
		<p><a href="https://www.selimogluhukuk.com/e-ticarette-cayma-hakki/">E-ticarette Cayma Hakkı</a> yazısı ilk önce <a href="https://www.selimogluhukuk.com">Selimoğlu Hukuk</a> üzerinde ortaya çıktı.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>https://www.selimogluhukuk.com/e-ticarette-cayma-hakki/feed/</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
