Selimoğlu Hukuk & Danışmanlık

Kusursuz Sorumluluk Nedir, Türleri Nelerdir ?

Kusursuz Sorumluluk Nedir ?

Kusursuz sorumluluk kusur unsuru bulunmaksızın bir kişinin kendi veya başka bir kişinin yapmış olduğu fiil sebebi ile sorumlu tutulmasıdır. Bu sorumluluk cezai olabileceği gibi maddi bir sorumluluk da olabilecektir. Biz bu makalemizde kusursuz sorumluluğu borçlar hukuku açısından ele alacağımız için maddi ve/veya manevi tazminat doğurabilecek halleri inceleyeceğiz.

Kusursuz sorumluluktan bahsedebilmek için doğan olgu ile kişi arasında bir illiyet bağının olması gerekmektedir. İlliyet bağının kopması kusursuz da olsa sorumluluğu ortadan kaldıracaktır. Bu tip sorumlulukta kusur aranmasa bile borçlar hukuku açısından maddi, manevi tazminat yükümlülüğünden bahsedebilmek için illiyet bağının olması şarttır.

Kusursuz Sorumluluk Halleri Nelerdir ?

Kusursuz sorumluluk türleri mevcuttur. Her tür sorumluluk için kanunda belirli şartların varlığı aranmıştır. 6098 Sayılı Borçlar Kanununda kusursuz sorumluluk halleri üç ana başlık altında düzenlenmiştir. Bunlar;

  • Hakkaniyet Sorumluluğu,
  • Özen Sorumluluğu,
  • Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme.

Hakkaniyet Sorumluluğu

Kusursuz sorumluluk hallerinden olan hakkaniyet sorumluluğu 6098 Sayılı Borçlar Kanununun 65. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Kural olarak ayırt etme gücü bulunmayan kişi yapmış olduğu eylemlerden sorumlu değildir. Bu sebeple ne cezai ne de hukuki/ maddi anlamda sorumluluğu doğmayacaktır. Lakin ilgili madde ayırt etme gücü bulunmayan kişinin belirli hallerde sorumluluğunun doğacağını düzenlemiştir. Buna göre; hakkaniyet gerektirmesi halinde ayırt etme gücü olmayan kişi tarafından verilen zarar tamamen veya kısmen giderilmelidir. Bu hususta karar merci hakim olacaktır.

Özen Sorumluluğu

Kusursuz sorumluluk diğer türü olan özen sorumluluğu 6098 Sayılı Borçlar Kanununun 66.-70. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Özen sorumluluğu da kendi arasında 3 ayrılmaktır. Bunlar;

  1. Adam çalıştıranın sorumluluğu,
  2. Hayvan bulunduranın sorumluluğu,
  3. Yapı malikinin sorumluluğu.

Adam Çalıştıranın Sorumluluğu

Adam çalıştıran kendi kusuru olmasa da çalıştırdığı adamın işin yapılması sırasında üçüncü kişilere vermiş olduğu zarardan sorumludur. Çalıştırdığı kişinin vermiş olduğu zararları gidermekle yükümlüdür. Adam çalıştıran, işinde çalıştıracağı kişiyi seçerken özen yükümlülüğüne uygun bir şekilde davranmalı, aykırı bir şekilde davranmamalıdır.

Adam çalıştıranın, çalışanının vermiş olduğu zararı ödemekten kurtulabilmesi mümkündür. Buna hukukta, kurtuluş kanıtı denmektedir. Adam çalıştıranın sorumluluktan kurtulabilmesi için; zararı veren çalışanı seçerken, çalışanına talimat verirken zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini, gözetim ve denetim sırasında özverili olduğunu ispat etmelidir.

Bir işletme söz konusu ise adam çalıştıran sorumluluktan kurtulabilmesi için işletmesinin zarar doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmelidir.

Adam çalıştıran sorumluluktan kurtulamaz ve maddi, manevi tazminat ödemek zorunda kalırsa; ödediği bu tazminatı çalışanından talep edebilecektir.

Hayvan Bulunduranın Sorumluluğu

Hayvan bulunduranın sorumluluğunun söz konusu olabilmesi için bir hayvanın bakımının geçici veya sürekli olarak üstlenilmesi gerekir. Bakmakla yükümlü olan kişi, baktığı hayvanın vermiş olduğu zararları gidermekle yükümlü olacaktır. Hayvan bulunduran kişi de kurtuluş kanıtı getirebilecektir. Hayvan bulunduran zararın doğmasını engellemeye çalıştığını ve bunun için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulacaktır.

Hayvan bulunduranın bakmakla yükümlü olduğu hayvan başka bir kişinin hayvanı tarafından ürkütülmüş ve bu sebeple bir zarar ortaya çıkmış ise rücu hakkı saklı kalacaktır.

Bir hayvan tarafından taşınmazı zarara uğrayan kişi, zarar veren hayvanı alıkoyma hakkına sahip olacaktır. Bu durumda zarara uğrayan kişi, zararı giderilinceye kadar hayvanı alıkoyabilir. Hayvanın alıkonulması halinde hayvan sahibine derhal bilgi verilmelidir. Hayvanın sahibinin bilinmemesi halinde gerekli girişimler yapılmalıdır.

Yapı Malikinin Sorumluluğu

Bina veya eser sahibi, bunlarda bir bozukluk veya eksiklik olması halinde düzeltmekle yükümlüdür. Bozukluk veya eksikliklerden dolayı bir zarar doğar ise bina maliki bu zararları gidermekle yükümlüdür. Sadece bina maliki değil, doğan zararlardan intifa ve oturma hakkı sahipleri de müteselsilen sorumlu olacaktır. Başkalarının da kusurunun olması durumunda diğer kişilere rücu edilebilecektir. Yapı malikinin sorumluluğunda kurtuluş kanıtı getirilebilmesi mümkün değildir.

Tehlike Sorumluluğu ve Denkleştirme

Kusursuz sorumluluk hallerinden sonuncusu tehlike sorumluluğudur. İşletme sahibi ve işleten kişinin varlığı halinde sorumlu olduğu durumdur. Bu sorumluluk türünün doğabilmesi için tehlike arz eden bir işletme olmalı ve bu işletmenin yapmış olduğu faaliyetlerden doğan bir zarar olmalıdır.

Gerekli özen gösterilse bile sıkça ve ağır zararlar doğurmaya elverişli olan işletmeler tehlike arz eden işletme olarak nitelendirilmektedir. Bu tanımlama, betimleme kanun tarafından da yapılabilir.

Devlet tarafından izin verilmiş bir işletme olsa bile doğurmuş olduğu zararlardan işletme sahibi sorumlu olacak ve denkleştirme usulünce zararı karşılayacaktır.

kusursuz sorumluluk

Kusursuz Sorumlulukta Zamanaşımı

Kusursuz sorumluluk halinde zarar gören kişi zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmeden itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlenmesi tarihinden başlayarak on yıl içerisinde tazminat talep etmelidir. Bu süre içerisinde tazminat talep edilmemesi halinde zamanaşımına uğrayacaktır. Rücu isteminde de zamanaşımı tazminatın tamamının ödendiği ve diğer sorumlu kişinin öğrenildiği tarihten itibaren iki yıl herhalde tazminatın tamamının ödenmesinden itibaren on yıldır.

Kusursuz Sorumluluk Halinde Tazminat Davası Hangi Mahkemede Açılır ?

Kusursuz sorumluluk varlığı halinde doğan tazminat yükümlülüğü aksi kanunda belirtilmemiş ise Asliye Hukuk Mahkemesince incelenir. Mahkeme tarafından maddi veya manevi tazminata hükmedilebilir, tazminat miktarı belirlenir.

Yargıtay Kararı

Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 2014/5132 E., 2014/11997 K. 17.09.2014 tarihli kararında aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur:

Somut olayda; davalı O.’ın, babası olan diğer davalı E.’a ait koyunların çobanlığını yaptığı, koyunların davacıya ait araziye girerek üzüm çubuklarına zarar verdiği anlaşılmaktadır.

Olay sonrası Gülşehir Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2012/7 D.İş sayılı dosyası ile yapılan tespit sonucu, toplamda 10 dekarlık alan üzerindeki üzüm omcalarının vejetatif aksamlarının yani taze olan sürgünlerinin kuruduğu, üzüm ve ürün veremez olduğu, yaklaşık olarak % 70 oranında verim kaybının olacağı, ayrıca gelecek sene için sürgün sayısı azalacağından, gelecek yıl % 30 oranında verim kaybının olacağı belirtilmiş olup, davacı zararının 2012 yılı için 2.800,00 TL, 2013 yılı için 1.200,00 TL olduğu tespit edilmesine rağmen, yargılama sırasında düzenlenen 08.05.2013 tarihli Bilirkişi Raporunda; davacının 2012 yılı zararının 2.094,00 TL, 2013 yılı zararının 1.321,00 TL olduğu, bilirkişi raporuna itiraz üzerine düzenlenen 09.07.2013 tarihli Ek Bilirkişi Raporunda ise; davacının 2012 yılı zararının 458,64 TL, 2013 yılı zararının 1.245,00 TL olduğu tespit edilmiş olup, mahkemece raporlar arasındaki çelişki giderilmeden, ek rapor doğrultusunda hüküm kurulmuştur.

Mahkemece; davalı O.’ın eylemi nedeniyle davalı E.’un B.K.’nun 55. maddesi ve 67. maddesi hükmü gereğince sorumlu olduğu hususu dikkate alınarak, önceki bilirkişiler dışında uzman bilirkişiden davacı zararının tespitini içeren ve raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek nitelikte, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu alınarak hasıl olacak sonuca göre hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme sonucu, çelişkili raporlardan ek rapor doğrultusunda hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bu husus bozmayı gerektirmiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince bozulmasına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine..

Sonuç

Kusursuz sorumluluk halleri borçlar kanununun ilgili maddelerinde hüküm altına alınmıştır. Bunlar hakkaniyet sorumluluğu, özen sorumluluğu ve tehlike sorumluluğudur. Özen sorumluluğunda; adam çalıştıranın sorumluluğu ve hayvan bulunduranın sorumluluğunda kurtuluş kanıtı getirilebilirken yapı malikinin sorumluğunda, hakkaniyet sorumluluğunda ve tehlike sorumluluğunda ise kurtuluş kanıtı getirilemeyecektir. Kusursuz sorumluluktan doğan maddi ve manevi tazminat talepleri Asliye Hukuk Mahkemesince incelenecek ve karara bağlanacaktır.

Yorum Bırakın

Bize Ulaşın

Adres: Vatan Cad. No:4 Kat:3 D:10 Avrasya İş Merkezi
Kağıthane / İstanbul.
GSM: 0(533) 417 62 66​ [email protected] Çalışma Saatleri: Pazartesi-Cuma 09.00-18.00

İletişim Sayfası                                 

Son Yazılar

isim değiştirme soyisim mahkeme nüfus müdürlüğü
İsim Değiştirme Nasıl Yapılır ? 2024
Mart 12, 2024
kiraya verenin hakları kiracı tahliye
Kiraya Verenin Hakları 2024
Şubat 12, 2024
mobbing psikolojik şiddet baskı zorbalık
Mobbing Nedir ? 2024
Şubat 11, 2024